-
KAN LEKELERİ – İREM SEVAL
Herkesin o mendebur suratlı adamı, endişeyle beklediği gün geldi. Kur’an kursu başlamak üzere, kulağından tavana asılan ilk hangimiz olacaktı acaba, şakalaşan, gülen, aralarda koşuşturanlar, ensesine kim bilir ne tokatlar yiyecekti. Önümüzdeki alfabe de neyin nesi? Köyün çocukları Latin alfabesiyle okumayı …
-
SERAP – Ecem Fulya Başlak
Uyanıyorum, Üzgünüm diyememekten bir hayli üzgünüm, Sesimi duyaramadığım rüyalar da İstemiyorum artık.İçimden bağırmak,Koşmak, geri geriDüşememek yakınlarına… Bir sabah mahmurluğu,Yağmur yağan bahçelerimdeBahar yağmurluğu da var üzerimde.Islanmaktan korkanlarınKaçamadığı bulutların yükü ağırdır.Bir sabah, bunu da …
-
DEMETER’İN GÖZYAŞLARI – DUYGU FIRTINA
Selam sana Demeter! Selam sana ey Toprak Ana! Sen kadınsın, sen anasın, cömertliğin hep bundandır Bereket saçar, bizi sevgiyle basarsın bağrına Veysel’in sadık yârisin; rengin kara, alnın aktır Yazık, şimdi kan kokuyor eskiden süt kokan bağrın Kadın olmak sanki …
-
KARSAVURAN / Levent Okur – H. İlker DUMAN
Gülmek ve güldürmek nedir sizce? Gülmek iyi bir şey… Onu biliyorum bir tek. Güldürmek ve yazma yeteneğinizi ilk ne zaman keşfettiniz? Yani öyle “vay yazabiliyormuşum ben” gibi bir keşif anı olmadı, canım çektikçe kafama göre yazıyordum. Bazı kısımları hoşuma giderse …
-
HÂLÂ ÇOCUK MUYUZ? – YAĞMUR KÖSE
Her şey ne kadar garip. Zaman nasıl da çabuk geçiyor. Sanki daha dün dışarıda arkadaşlarımla saklambaç oynuyorduk. Beraber bisiklet sürüp birbirimize oyuncak bebeklerimizi ödünç veriyorduk. Akşam ezanı okunduğu zaman hüzünlü gözlerle vedalaşıyorduk ve ardından ertesi gün yeniden aynı parkta, aynı …
-
MADAM, MÖSYÖ ve DÜĞMELER – Pınar AKSU ERTAŞ
Lâcivertti, mavisi bol lâcivert, ince uzun orantılı vücudunu saran gece elbisesi, aşağıya doğru genişleyip, her adımda arka yırtmacı açılıyor, önden burnu görünen zarif lame ayakkabıları, elinde küçük lame gece çantasıyla kıyafeti tamamlıyordu. Kapalı yaka, truvakar kol, sırttaki derin V yakanın…
-
OYUN – Havva Evin AKAY
Ahmet, Vedat, Selim, öğlenin yakıcılığında, en sevdikleri oyunu oynayacaklardı. Kara bir yılan gibi uzayan raylara ellerindeki taşları sıraladılar. Alnındaki teri koluna sıyırdı Selim. Yaklaşan trenin eğilip bükülen görüntüsüne baktı sıcakta. Çalan düdük kulaklarını çınlatmıştı. Sarı otların arasına koşuştular. Her …
-
UMMAN – Zeynep PINARBAŞI
Aşina olduğu bir kokuyu bulmak için yola çıkan genç adam takılıp tökezlediği taşa tumturaklı bir küfür salladı. Bileğine büyük gelen saati yine yerinden kayıp geriye dönmüştü. Bileğini ters çevirip bakmak yerine kolunu sallayarak saatini yerine getirmiş, akreple yelkovanın dansını …
-
SERBEST DÜŞÜŞ – Ecem FULYA BAŞLAK
Geziniyorum semalarda;Diyar diyar hikaye biriktiriyorum.Yaşayamamaktan bir ömrüTalihsiz bir kut gibiYoluma serilmiş yıldızlar.Süzülsem diyorum: Aşağıları. Kanadından ağır yaralı geçtiğimUçsuz bucaksız bu, ellerindeki gökyüzü,Tutarım diyorumKayıyor hayallerim şehir şehirAşağı. Bir mesken aramaktan hikayemeVe…
-
2+1 – DUYGU FIRTINA
Bahariye Caddesi’ndeki 2+1 daireyi tuttum sonunda. İşe gidiş gelişler artık daha kolay olacak. (Bugün karşıdaki sanatevinin kapısında bir kadın gördüm.) Odalardan biri apartman boşluğuna bakıyor ama olsun. Orayı sigara odası yaparım. (Aceleyle içtiği sigaranın dumanını havaya o denli şuh …


























