Öykü

Ballı Sütlü Pazar – Çınar AKDENİZ (10 YAŞ)

Çok güzel bir Pazar sabahıydı. Kahvaltımı yaptım ve olmazsa olmaz
sütümü içtim. Hee, bu arada sütüm de ballıydı. Çok oyalanmadan üstümü
değiştirdim, elimi yüzümü yıkadım ve dışarı çıktım. Neden dışarı çıktığımı sorar
gibisiniz. Arkadaşım Ceyda ile çok güzel şekerleri olan, kendi de şeker gibi olan
Gizem Abla`nın şekerci dükkânına gidecektik. Hee, bir de unutmadan benim
adım Ayşin. Üç tane de küçük kardeşim var. Zar zor çıktım zaten evden bu
küçük mü küçük, tatlı mı tatlı baş belaları yüzünden.
Ben sizlere kendimi tanıtırken Ceyda gelmiş. Bana “Sen kiminle
konuşuyorsun ayol, delirdin mi yoksa?” dedi. Bende yapıştırdım cevabı, “Aman,
beni kendinle karıştırma.” dedim. Arada bir laf atışsak da, hâlâ arkadaşız. Neyse,
çok fazla oyalanmadan diyeceğim ama bayağı bir oyalandık. Daha da fazla
oyalanmadan şekerciye gitmek için yola koyulduk. Az gittik, uz gittik, dere tepe
düz gittik ve sonunda Gizem Abla`nın dükkânına geldik. Dükkâna bir geldik ki
dükkân “Barbie” filminden fırlamış resmen. Ceyda bir çuval, ben bir çuval şeker
alırken, Gizem Abla “Çocuklar bu kadar şekeri siz mi yiyeceksiniz? Allah
vermesin hasta olursunuz.” dedi. Bizde “ Doğru, Gizem Abla” dedik ve bir avuç
şeker alıp evin yolunu tuttuk. Eve gelince Ceyda`yı bize davet ettim.
Sobanın başında şeker eşliğinde televizyon izlerken uyumuşuz.
Uyandığımızda dünkü maceralarımıza çok güldük. En çok da Gizem Abla`nın
bize “Durun artık” demesine güldük. Güzelce kahvaltımızı yaptık, olmazsa
olmazımız ballı sütümüzü de içtikten sonra bir evli evine, köylü köyüne edasıyla
Ceyda`yı evine yolladık. Artık bir sonraki maceramızda görüşürüz…

Bir cevap yazın