Site icon Halley Dergisi

ÇORBA – BEYZA SÜNETCİ

Birkaç dostum ve ben herkesin hayati meseleleri konuştuğu bir ortamda hayat
enerjimizi emen erkekleri masaya yatırdık. Hepimiz her ne kadar kendinin farkında olan
kadınlar olsak da ilişkilerimizde gün gelip “Bu normal değil!” aydınlanmasını yaşadığımız
ana kadar anormal sayılabilecek onca şeyi normalden saymış olduğumuz konusunda
ortaklaştık. Öyküler döküldükçe zihnime kendi anılarım bir bir düşmeye başladı. Adam benim
hayat enerjimi sömürmüş ve ben fark etmemiştim. Benim anlarıma tanıklık eden dostlarımdan
bir tanesi bana dair hatırında kalan bir yere dokundu: Ben senin hayat enerjini sömürdüğünü
Kızılay’a bir heyecanla gittiğinde soğukta seni uzunca beklettiği gün anlamıştım. Sahi,
sabahtan üç vasıtayla ulaştığım 3 saatlik bir dersin ve muhtemelen akşamdan açıklamalar
yaptığım bir ailenin peşine büyük bir heyecanla kendim öneriler sunduğum bir buluşmaya
gitmiş, sonra da öğle vakti sıcak yataktan kalkıp gelmekte güçlük çekerek beni uzunca
bekleten birine, bu satırları yazarkenki aklım olsa tahammül etmezdim. Eve dönüş yolu,
hemen, şimdi!
İnsanın istediğinde yapabildiği gerçekliğini duymuşsunuzdur değil mi? Söz konusu gerçeklik,
“Bu normal değil” farkındalığıyla ortak bir yerde duruyor. Asırlardır delinen dağlar, düşülen
çöller ve tutuşan alevlerin hikayeleriyle büyüdük. Gerçi o kadar da önemli değillermiş ki
hatırlayıp bunların örneğini verebilmek için “Kerem ile Aslı’nın olayı ne” sorusunu internette
aratmam gerekti. Bir nevi, absürtlükleri ayıklarsak doğruluk payları yok değil. Sonuçta
sevginin de emek olduğunun altı çizilip duruldu. Tamam, varmak istediğim yer şu:
kilometreler kat edilebiliyorlar. Dağlar delinmeden, çöller aşılması gerekmeden, iş buraya
varmadan izlenebilecek bazı yollar var. Belki de normal olmayan eylemlere işaret eden birisi
için bu yollara başvurmak o eylemleri gerçekleştiren kişilere anlamlı gelmeyebilir. Demek
istediğim; bir soğanı doğramak konusunda kafa karışıklığı yaşayan, çorabın tekini bulamayan
ve tencerenin yerini bilmeyen insanların uzay, fizik, cart ve curt konularında daha başarılı
olacağını iddia etmek size de ironik gelmiyor mu? Buna işaret etmek istemiyor musunuz?
Bana ironik geliyor. Hayır, geliyordu. Artık düşününce temel yaşam fonksiyonlarını
sürdürmekle ilgili vakit harcama gereksinimi duymayan insanların bu tip şeylere daha fazla
vakit ayırabileceğine kanaat getirdim.
O gün aynı masada oturduğum diğer dostum bu anormal eylemlerden bahsettiğimiz bir anda
çorba yapmayı bilmeyen kimseye asla güvenmeyeceğini söyledi. Spesifik olarak çorbayı
seçmesi ilgimi çekti. Meğer bir gün süt annesi hasta olduğunda kocası ve çocuğu hiçbir şey
yapmayı bilmediğinden mecburen kendilerini arayıp destek istemiş. Bu normal değil! Yani
yaşlı bakımı konusunda gerekli önlemleri almayan devlet hikayedeki suçlulardan biri ama onu
şimdilik dışarda tutarsak… Çorba yapmayan biriyle birlikte olma ihtimalim üzerine hiç
düşünmemiştim. Bu anomali üzerine düşünmemi sağlayan tüm kız kardeşlerime borçluyum.

Exit mobile version