Site icon Halley Dergisi

Karışık Kasetten Sesler – Beyza Sünetci

En görünmez hissettiğim yerde bile kendimi ifade etme biçimim görünürmüş ve beni
tanımlıyormuş. Belli ki gerçekçi ve tutarlıymışım çünkü pek çok şey değişti ama ben
hala benzer bir kalem ve defterle aynı masanın başındayım. Aynı dille kim bilir
kaçıncı düşüncemi, duygularımı döküyorum… Döktüğüm şeylerin birkaçını yakalamak
için çabalamak bile gerekmiyor ama sadece şimdiye ve ileriye bakmayı görev
edinmiş bir çağda kimseler kendi geçmişini anmaya vakit ayırmazken benim
geçmişimi bir de yazarak anlatmam, beni tanımak isteyen sayılı kişiyi de eliyor olsa
gerek. Geçmişi üstümden çıkarmamakta direniyor olmam bundan birkaç sene sonra
pişmanlık duyacağım bir şeyse şimdiden nasıl öngörebilirim? Ben her gün köşe
yazısı alanını geçmişine emanet eden çeyrek asırlık bir gazete gibiyim, bu kadarcık
alanı onca sayfaya sığdıramayan insanlarla münakaşa etmem şart mı?
Her gün görüş açımda olan sağ elimde bile bir iz durur, yaşantım da bu iz gibidir işte.
Kanamayı sürdürmez, herhangi bir engel teşkil etmez yalnızca orada durur ve öteki
elimle üstünden geçtiğimde hissedeceğim türden hafifçe bir kabartısı vardır. Ben bu
izi de pek severim, yok etmek için imkanım varken en ufak türde çaba sarf etmişliğim
yoktur. Neyse anlamak istemeyenler elbette hep olacaktır ama içinde bulunduğum
durum annemden kalma arabesk kasetin üstüne pop kaydetmeme de benzetilebilir.
Kasette halihazırda duran arabesk parçayı sevdiğim kadar pop dinlemeyi de
sevebilirim hem de aynı anda. Bunun nesi tuhaf?
Bana asıl tuhaf gelen ne biliyor musunuz? Yükselen ses ayan beyan arabesk
olmasına rağmen, köşe yazısında bahsi geçen konu kısa ve net olmasına rağmen
yalnızca aksini iddia etmeye ant içmiş koşulsuz muhalefet insanlar! İnatçı bir yaşlı
gibi “Hayır bu pop!” diye tutturur giderler, yaşamın karışık bir kaset gibi olduğunu
anlatmaya çalışsan da anlamamakta ısrar ederler, bense bunu tuhaf bulduğum
oranda acınası bulurum. Geçmişin olmasaydı şimdi o geçmişi geride bırakman
konusunda senle hemfikir olabilecek bir özne bile olmazdı. Bu anlattıklarımdan
sadece geçmişte yaşamanın esas olduğunu söylediğimi çıkarman ters niyetli
olmandan başka hiçbir şeyi kanıtlamayacaktır. Bu geçmiş benim. Bu geçmiş benim
olduğu için sen benimlesin. Onu sildiğim takdirde onu sildiğimi görme fırsatı dahi
bulamayacaksın.

Exit mobile version